Azizim,
Mektubunu aldım. Sana kırgınım. Aylardır sessizlikten çıldırmış bir haldeydim. Ancak sana gönül koyamıyorum. Nihayetinde sen de farklı değildin. Her şeyi hissedebildiğimize iman ediyoruz. Belki de şirke düşmüşüzdür, kim bilir...
...
...
Azizim,
Bir yerden sonra anlıyorsun; dostluk hayatın başka bir boyutu. Aradığının ne olduğunu bilmeden yaşamışsındır. Bulduğunda sana o, o kadar tanıdık gelir ki tanışma heyecanıyla vakti öldürdüğünü unutursun. Birçoğunun ise bu, aklına bile gelmez. Kum saatinde eriyip giderler.
Bir yerden sonra anlıyorsun; dostluk hayatın başka bir boyutu. Aradığının ne olduğunu bilmeden yaşamışsındır. Bulduğunda sana o, o kadar tanıdık gelir ki tanışma heyecanıyla vakti öldürdüğünü unutursun. Birçoğunun ise bu, aklına bile gelmez. Kum saatinde eriyip giderler.
Azizim, özlem de böyle bir duygu. İçine nereden düştüğünü bilmiyorsun. Olmazsa olmazlarının sırasını değiştirirsin. Şunu belirtmeli ki dostlar iyi birer illüzyonist değildir. Kaybolan eşyalarımızdan birbirimizi sorumlu tutamayız.
Mirim dostluk beş yaşındayken ekmeğine sürülen biber salçasıdır. Ev baklavasıdır. Sahi ne zaman evde baklava yapmayı bıraktık? Eriğe tuz ekmemize lüzum kalmadı bu yaz. Dağıtmaya başladım yine. Sözüm nihayeti geliyor, buradan anlayabiliriz.
Mirim, göğe bak, diye bir tabiri var. Her şeyin cılkını çıkardık. Mevsim bahar da olur yaz da mavi de. Paşa gönlün ne isterse o olur. Bakman yeter, hissetmesen de.
Dostum, sözlerime burada üç nokta koyuyorum. Bilirsin otobüs kaçabilir ve ben hep otobüsü kaçırırım. Bahtsızsın, demeyeceğini bildiğim için söylüyorum. Mutlaka bahaneler bulurum otobüsü kaçıracak. Neyse ne...
Azizim, mektupla beraber gönderdiğin kekikli köy ekmeğini aldım. Yazarken şöyle bir tadına baktım. Geleneksel tatları sevdiğimi biliyorsun. Annenin ellerine sağlık. Selamımı söylersin, o anlar.
Dostum, kadim duamızı avuçlarımızdan üflerken sana da bir selam uğurluyorum.
Sağlıcakla kal.
Emine Yıldız
31 Mart 2014'ün herhangi bir kaydıdır, şimdi hatırlanmıştır.
31 Mart 2014'ün herhangi bir kaydıdır, şimdi hatırlanmıştır.

Eriklere dalmayı unuttuk mu dersin?
YanıtlaSil"kadınlar"ın eriğe dalması yasaktı. ben hiç böyle bir eyleme girişemedim. yalnız, dut ağacı dallarına saklanıp sükuna ermişliğim olurdu.
Sil