6 Temmuz 2015 Pazartesi

yeni bir...


yeni bir yara açıyorum avuçlarıma. en sert dişin etime giriyor. hoşnutsun. bu iyi. 

13 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. muhataba söylendi bunlar. sizce bu sözleri söyleyen durumdan hoşnut mu? :)

      Sil
    2. mazoşizm sizce durumdan isteyerek mi hoşnutluktur :)

      Sil
    3. aslında hoşnutluk demem hatalı olabilir. şöyle diyeyim isteme tarafı özle ilgili bana göre.

      Sil
    4. Bu paragraftan hiçbir şey anlamadım ben. :) duygu devşiremiyorum kendime. Sadece yazanın anladığı yazı türü var son 10 yıldır entelektüel(!) hayatta. Bana onları hatırlattı, yazınız. Eleştiriye açık olduğunuzu hissedebiliyorum.

      Sil
    5. teşekkürler. elbette eleştirebilirsiniz.

      yazanın anladığı... üstteki cümleler bir türün değil, tekniğin ürünü sayılabilir. dolayısıyla teknik tartışacağız demektir. yazılanları "sadece yazanın anladığı" teknik olarak görürseniz diğer tekniklerdeki anlam oldukça yüzeyde, okuyucuya doğrudan ulaşıyor demiş olursunuz. bu duruş entelektüel. yukarıda yazdığım cümleler değil. kim daha entelektüel diye bir tartışma başlatmak istemiyorum :)

      mesajı doğrudan mı söylemeliyim/z? bir de yazarın "demek istediği" çıkmazı var. ne demek istediğimiz görünmeli midir?

      Sil
    6. Ne demek istediğininin görünmesini istemiyorsan ne diye yazılır ki o zaman? Kendi içinde saklayarak pek alâ görünmeyebilir. Demek istediğim şu: Derdimiz var bu belli. Dünyadan sıkıldığımızı anlatmak istiyoruz ve bu diğer sıkılganlara muhakkak ulaşmalı. Yoksa ne diye bloglarda yazarız, dergi çıkarırız falan falan. Evet görünmelidir. Yazar, çevirmenidir duygu dilinin. O da kapalılığı seçerse edebi bir hayattan söz edemeyiz.

      Sil
    7. ben doğrudan mesaj gösterme zorunluluğu olduğunu düşünmüyorum. tercihe bağlıdır bu. zorunluluğun olduğu yerde özgünlükten bahsedemeyiz. sanatsal bir değeri olmaz böyle zor'lu çalışmaların.

      Sil
    8. beni yanlış anlamayın lütfen, mesaj kaygısı taşıyın demiyorum. Her yazdığım kitleleri şarj veya deşarj etmeli gibi bir şey değil bu. Eğer birine aşıksak bunu karşı taraf da anlamalı. " şu evleri atlayalım şunları da göğe bakalım" ne kadar net ve açık işte bunun gibi.

      Sil
    9. anlamaya çalışıyorum sizi :)
      fakat anlaşamamamızın sebebi, sanırım eksik ifadeden kaynaklanıyor. ben bu ve bu gibi sözlerimle iletimde bulunduğumu veya en azından okuyanda "az çok" yaşanan duygu yoğunluğunu sezdirdiğimi düşünüyorum. kaldı ki benim arzum hissettiklerimi hissetsinler de değil, yaklaşmalarını da aynı şekilde çok istediğim söylenemez. ne istediğim kısmına gelince, susacağım :)
      ayrıca yalnız biri için yazılmış olsa bile bunu paylaşmakta özgürdür yazar.

      Sil
    10. :)) yazarın özgürlüğü kısmına katılıyorum fakat bu özgürlük ona okuyucusuna kendisini aptal gibi hissettirmesine izin vermemeli :))

      Sil
    11. bu görüşünüze ben de katılıyorum :)
      muhatap yazanda gizliyse ikili mektuplaşma olur. böyle yazıları yaymayı -affetsinler, çok da gerekli görmüyorum :)

      Sil
    12. ben bu ülkede edebi bir hayat göremiyorum. bu ülkenin entelektüelleri saruman, bizler ise gandalf ve arkadaşlarıyız. Karanlık ve kapalı biçim ve biçemleriyle fildişi kulelerinden artistliklerine devam ediyorlar. Kahrolsun kapalı edebiyat. :)

      Sil

harflere dokunabilirsiniz...